Posted by: shoegal on: 19 March, 2007
“iktisada giriş” derslerinde ilk anlatılan şey kaynakların kıt olduğu ve bireylerin doyumsuz olduğu ise eğer, ikinci şey de ekonomide beklentilerin önemidir. “expectation“ın (e)si ile gösterilen bu faktör sonuca direkt olarak etkilidir, şaşırtıcı bir şekilde. bir şeyin nasıl olmasını beklediğiniz, o şeyin sonuç itibariyle nasıl olacağını etkiler. mezuniyetimden 2 sene sonra farkediyorum ki ne yüce [...]
Posted by: shoegal on: 15 March, 2007
son birkaç yıldır maruz kaldığımız bir moda akımı var ki, kanımca 80’lerin puantiyeli elbiselerinden bile beter: metroseksüel erkekler. televizyonda, dizilerde, gazetelerde çılgınca promote ediliyorlar sanki bir haltmış gibi, bir de tuttular ki sormayın gitsin. hatta türkiye’de bu kadar tuttuğuna göre diğer ülkeleri düşünmek bile istemiyorum.
artık erkekler diet kola içiyor, salata yiyor, manikür yaptırıyor, nemlendirici [...]
Posted by: shoegal on: 11 March, 2007
teknik bir arızadan ötürü yayınımıza bir süre ara vermiştik. sağolsun sevgili rotten binlerce freelance işinin arasında üşenmeden sıkılmadan bu problemimizi de çözdü, we’re back on air.
bu geçen zamana dair paylaşmak istediğim en önemli haber manolo blahnik‘in türkiye’ye gelmesi. bugüne kadar google’dan ebay’den aratıp da fotoğraflarına üzüntüyle göz süzdüğümüz, bir dönem türkiye distribütörlüğünü yapmak kariyer [...]
Posted by: shoegal on: 1 March, 2007
çanta, ayakkabı ve cep telefonundan sonra maddi şeylere aşık olabilme yeteneğimi bugün de bir şarkı üzerinden cinerama’ya yönlendirdim. ilk dinleyişte bir gruba, şarkıya, melodiye vurulmuşluğum pek yoktur ya, bu şarkıyı adı nedeniyle merak ettim önce. merakım “yuhanski” dedirtircesine haklı çıktı, böyle sözler olamaz, “bunu yapan insan olamaz”. hele ki ingiliz aksanı da giriyorsa işin içine [...]
Posted by: shoegal on: 1 March, 2007
“extra bitchy sauce” ile sunulduğum şu günlerde yaratıcılığım aynı oranda arttığından pek çok konu üzerinde düşünme ve düşündüklerimi dırdır olsun yazı olsun değişik formatlarda dışavurma imkanı buldum. bazen pms’in aslında içimizde duranları dışarı çıkarmamıza yaradığını düşünüp (“pms goes in and the truth comes out” hesabı) insanlık yararına çalışan gizli bir güç olduğunu savunasım geliyor. [...]